|
HI-FI Terimler Sözlüğü !.. |
|
AAD: Satın aldığınız cd nin üzerine yapılan kaydın analog olarak yapılıp digital olarak depolandığını gösterir. AC3: Surround receiverlarda dtd surround sistemdeki kanallara ilave olarak +1 center ve +1 aktif bass ile desteklenmiş formattır. ADD: Cd üzerindeki kaydın analog olarak yapıldığını master ve depolama işleminin ise digital olarak gerçekleştiğini gösterir. AMPLİFİRE: Hoparlörlerinizi sürmek içim çeşitli kaynaklardan gelen sinyalleri yükselten cihazdır. ANALOG: Digital olmayan ses ve ses kayıt formatıdır. ANTİ-SKATİNG: Pikap iğnesinin plak üzerindeki oluklardan kaymasını önlemek için uygulanan sisteme verilen addır. ANAMORPHIC: DVD disklerin sadece wide screen televizyonlarda letter box formatında görüntünün daha iyi çıkmasını sağlayan sistemdir. AGRESİF: Dinlediğiniz sesin parlak ve önde olması durumu. AMBIANCE: Sesin dinlendiği mekandaki müziğin ve kaydın o ortam içerisinde yarattığı akustik. ANALYTICAL: Yüksek detay. ARTICULATE: Dinlenen müzikte yer alan insan sesi enstrümanlar ve bunların birleşiminin tümü. ATTACK: Dinlediğiniz müziğin sisteminiz içerisinde ürettiği ve zaman zaman yükselen frekanslara verilen ad. ALİGMENT (Hizalama): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir. ANALOG: Plak ve kasetlerin veriyi kaynaktan direk depolama şekli.
BASS:Müzik içerisinde duyulan düşük frekanslı seslerin geneline verilen ad. BASS REFLEKS: Speaker kutusu üzerindeki hava akımını dışarı atan port vasıtası ile bass üretimine yardımcı olan sistem. Bİ-AMPLING: Speaker üzerindeki farklı frekans üreten ünitelerin her birinin anfi üzerinden farklı kanallar ile sürülmesidir. BINDING POST: Çıplak kabloları sıkıştırmak için kelepçeye sahip speaker terminali. BANANA: Speaker kablolarınızı speaker terminaline fiş gibi takarak kullanmanıza yarayan adaptör. BIT: Digital veriyi oluşturan en küçük parçaya verilen isim. BITSTREAM: Digital cd datasını analog sinyallere dönüştürme yolu. BIWIRING: Speaker içinde split crossover ile speakerın arkasındaki çift girişi kullanarak üst ve alt frekansların ayrı ayrı sürülmesi durumu. BRIDGE: Stereo bir anfinin daha yüksek ses elde edebilmek için mono olarak bağlanmasına denir.Bunu yapabilmek için anfinizin bridge katının olması gerekir. BALANCE: Ampliwire cihazlarınızın üzerinde stereo kanalları sağ ve sol olarak ayırmak.Aynı zamanda tonal kontrolleri ayarlamakta bir başka balans işlemidir. BODY: Tüm sesler içerisinde üst bass frekansların üst frekanslara göre baskın olması durumu. BOXY: Box audio speakerlerde sesin yarattığı rezonans. BRİGHT: Speakerlerde midrange ve tiz seslerin baskın olması durumu.
COMPACT DISC(CD): Veriyi digital olarak depolayıp saklayan ve lazer optik göz vasıtasıyla verisi okunabilen disk. CD-R: Bir kereye mahsus kayıt edilebilir cd anlamındadır.Fakat tekrar kayır yapılamaz. CD-ROM: Bilgisayarlar için ve bağzı cd wrighter modellerde sadece okunabilir bellek olarak kullanılabilen bölüm. CD TEXT: yeni sistemlede cd çalarların şarkı ismi yada sözleri gibi bileşenleri görüntülemesini sağlayan sistem. CLASS A: Sinyalin pozitif yada negatif olarak birlikte yükseltildiği anfi çaşidi. CLASS B: Sinyalin pozitif ve negatif yarılarının farklı devre katlarında işlendiği ve çıkış katlarının anahtarlandığı sistem. CROSSOVER: Speakerler içerisinde bulunan ve frekansları ait oldukları ünitelere gönderen elektronik devre. CARTRIDGE: Plaklarda yapılan kaydı anfiye ses elektrik sinyali olarak çevirerek yollayan convertör parça. CD-RW: Üzerine tekrar tekrar silinip yazılabilir disk. COLOURATION: Müziği natural olarak dinlerken bass mid yada tiz seslerdeki hoşa gitmeyen istenmeyen seslerin oluşması. COMPRESSION: Radyo istasyonlarından yayınlanan yüksek frekanslı yayının müzikteki alt ve üst frekanslar arsındaki farkı azaltmak için kullanılan sistemdir.Otomobil radyolarında iyi sonuç vermekle beraber hi-fi tunerlarda iyi sonuç vermez. CRT: Convansiyonel tv lerde 3 farklı renk tüpü kullanılarak gelen görüntünün tv akranına aktarılması. CLIPPING: Anfini sesi gücün yettiğinin ötesine cihazın aşırı yükleme göstermesi.Bu gibi bir durumda ses ditortion yaratacaktır. CC3: Kristal netlik. CLOCK: Zamanlama sinyali üretmek için kullanılan elektronik osilatördür.Diskten alınan veriyi senkronize etmek için kullanılır. CRT (Cathode Ray Tube): Projeksiyon tvlerdeki üç renk tüpün birleşerek görüntüyü oluşturmasına verilen ad.
DAB (Digital Audio Broadcasting): Hem am hem fm bandından alınabilen digital stereo yayın. DAC (Digital Analog Convertor): Sayısal verileri analog sese çevirir. DAT (Digital Audio Tape): Dönen bir kayıt kafası vasıtasıyla bant üzerine digital kayıt yapabilen deck tape. DALGA BOYU: Havada hareket eden ses dalgasının boyunu belirtmek için kullanılır. DATA REDUCTION (Veri Azaltma): Müzik depolamak için gereken veri miktarını düşüren sistem. DCC (Digital Compact Casette): Bildiğimiz tape sisteminin digital olarak üretilmiş hali. DDD: Cd içerisine yapılan kaydın her aşamasında digital olarak yapıldığını belirtir. DENGELİ BAĞLANTI: Dengeli bağlantılarda pozitif ve negatif kablolar etkin bir enterfans için korumalıdır. DESIBEL: Ses basıncı ölçü birimidir DIGITAL: Cd çalarlar Dat,Md,Dcc gibi cihazlarda kullanılan disk veya kasetetlerin kullandığı ses depolama protokolü. DIGITAL ÇIKIŞ: Digital sinyalin kaydedilmesi yada dac tarafından işlenmesini sağlayan çıkıştır.Koaksiyal yada optik olabilir. DİNAMİK ALAN: Hi-Fi bileşenleri tarafından üretilen en yüksek vr en alçak sinyalin arasında kalan alan. DISTORTION: Hi-Fi bileşenleri içerisinde dinletide kaynaklanan istenmeyen seslere verilen isim. DOLBY DIGITAL: Ev sinema sistemi protokolüdür 5 sabit kanala ilaveten bir adet aktif sub bass kullanılır. DOLBY SURROUND: Arka efekt kanallarını stereo kayıtlar için kodlayarak sanal kanal oluşturan format. DOLBY PRO-LOGIC: Diyalogları center üzerinde sabitleyen format. DROP-OUT: Teyp dat gibi cihazlarda kayıt anında kafanın herhangi bir manyetik perdelemeden dolayı yada bant ile temasının kesilmesinden dolayı oluşan anlık sinyal kaybı. DTS: Ev sinema sistemlerinde 5+1 6+1 7+1 gibi formatlarda her sesin kanallara sabitlenerek verilen hali. DUAL MONO: Bağzı apli ler içerisinde sağ ve sol kanlların ampli içinde ayrı ayrı işlenecek şekilde üretilmesi. DVD: Cd boyutundaki diskleri kullanan yeni kayıt formatı.Bu formatta disk üzerine yüksek kalitede ses ve görüntü kaydı yapılır. DNM (Digital Natural Motion): Digital doğal hareket DS (Digital Scan): Digital tarama. DOBY B,C+S: Tape decklerde kayıt esnasında dip gürültüleri gibi kötü sinyalleri temizlemek için kullanılan protokol.Dolby yapılan kayıt dolby dinlenmelidir. DOLBY DIGITAL EX: Dolby digital 5+1 sisteme ek olarak sistemin audio dinlerken rear ve center ı kullanarak matrix stereo oluşturmasını sağlayan protokol. DOLBY HX PRO: Kayıt esnasında yüksek frekansları distortion olmadan kayıt yapabilmenizi sağlayan protokol. DARK: Bright in aksine stereoda mid ve tiz lerin aksine bass sesler ve dolayısı ile alt frekansların baskın olması durumu. DEFINITION: Sistem içerisinde algılanan gerçek sesin kalitesinin yüksekliği
ELEKTROSTATIC: Hoparlörlerin ses üreten hafif diyaframlarını ileri geri hareket ettirmek için kullandıkları yüksek voltaj gücü. EMPEDANS: Elektriksel özellik.Düşük empedans kaynaktan daha yüksek güç öekerken tersi daha az güç kullanır. yani 4-6 ohm bir speaker 8 ohm bir speakere göre dah güçlü bir anfi ister ve sürülmesi daha zordur. EUPHONIC: Bağzı lambalı anfilerin diğer lambalılara göre sıfır distortion ile daha azla ayrıntı ve kalite üretmesi durumu.
FREKANS: İnsan kulağının duyabildiği veya duyamadığı ses dalgalarına verilen isim. FRONT END: Bir lp yada cd deki sinyal kaynağını ifade eder.Ayrıca tunerde sinyali antenden alıp modüle eden devre katı içinde kullanılır. FILTER: Digital kayıtların analog sinyallere dönüştürülmesi anında sinyalin distortion dan arındırılarak saflaştırılması. FREKANS RESPONSE: Speakerlarda alt ve üst frekansların arası.Bu sayede speaker alt ve üst sınırlarda hangi aralıkta çalıştığı belirtilir.
GRIP: Bass kontrolünün güçlü olarak sağlanması.
HDCD (HİGH Definition Compatible Digital): Daha iyi ses elde etmek için cd lerde kullanılan kodlama sistemi. HERTZ: Frekans birimi.Sinyalin saniyede kaç kere bırakıldığını gösterir.Örneğin 1hz sinyalin saniyede 1 kere salındığını belirtir. HİZALAMA (Aligment): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir.
IMAGING: Stereo da enstrimanların ve sesin oda içerisinde dağılımına verilen ad.
JITTER: Digital sinyali analoğa çeviriken kullanılan Dac convertörlerin arasında kullanılan çevirim esnasında oluşabilecek dip gürültüleri önleyip temizleyen sistem.Bu cihazlara verilen ad ise Jitterbug.
KARTUŞ: Pikaplarda plak çalınırken plak üzerindeki oluklardan sinyali elektrik sinyaline çevirerek anfiye yollayan kısım.İki farklı çeşidi vardır. KOLORASYON: Müziğin doğal yorumunda oluşan sapma. KBPS (Kilobits Per Second): Mp3,dab gibi cihazların yolladıkları veri sinyalinin saniyede ne kadar olduğunu gösterir.Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir.
LINE LEVEL: Ampliye girmeden önce herhangi bir yükseltmenin gerekmediği girişleri ifade eder.
MIDBAND (Orta Bant): Çoğu enstruman ve vokallerin duyulduğu ses bandıdır. MINI DISC (Md): Mini disc player 74 dakika kayıt yapabilir. MONOBLOK: Bağımsız mono power anfi.İki adet mono blok anfi ile stereo ses alabilirsiniz. MOVİNG COIL-MC: Pikap kolundaki hareketli bobin.Bu bobinler elektrik sinyallerini sabit bobinler içinde hareket ederek üretir.Çıkışı hareketli mıknatıslardan daha düşüktür. MOVING MAGNET-MM: Hareketli bobinli kartuşlarda iğnenin bağlı olduğu mıknatıslar elektrik sinyalini sabit bobin içerisinde hareket ederek üretir. MP3: İnternet üzerinden kaydedilebilen ve pc de depolanıp data cd lerine yazdırılabilen nispeten kalitesi düşük sıkıştırılabilen ses formatıdır.
NICAM: Görüntü ile birlikte gönderilen cd kalitesindeki digital stereo tv sesi.
OHM: Direnç birimi.Bir hoparlörün empedansı ohm olarak ölçülür ve belirtilir. OVER SAMPLING: DAC Sistemlerinde sinyal frekansını arttırarak çevrim devreleri ve yardımcı devreler için istenmeyen sinyalleri filtreleme işlemini kolaylaştırır. OPEN: Sesin havada yol alırken üst frekansların temiz ve berrak olarak salınması.
PASİF: Sinyali yükseltmeyen bir devre yada bileşeni ifade eder. PMPO: müzik çıkış gücünün tepe noktasını işaret eden terimdir. POWER AMLIWIRE: Speakerlere ses sinyallerini gönderen amli katı. PRE AMPLI: Power ampiye gidecek sinyalleri alıp işleyip yollayan control kısmı.Aktif speakerler ilede kullanılabilir.
RDS (Radio data System): Fm radyo kanallarında radyonun çaşitli bilgileri ekrandan okunur şekilde yollaması.Hava durumu finans spor v.s.
SİNYAL/GÜRÜLTÜ ORANI (Noise): Ses sinyal seviyesi ile istenmeyen gürültü seviyesinin arasındaki farkı belirtir.Db cinsinden olan değer arttıkça gürültü seviyesi düşer. SUBWOOFER: nispeten küçük olan hoparlörlerin üretemeyeceği bass frekanslarını üreten bass sürücüsü kolon. SÜREKSİZLER: Müzikteki kısa ve ani oluşumları ifade eder üretilmesi zordur.(Zil sesi gibi) SAMPLING RATE: Örnekleme oranı.Bir digital kayıt cihazı yada oynatıcı cihazın bir sinyali ne kadar işleyebildiğini gösteren terimdir. SEISMIC: Çok düşük bass frekansı duymak çok zordur.
TEYP LUPU: Ampli üzerinde bulunan teyp üzerindede karşılığı bulunan kayıt yapılmasını sağlayan soket girişleri. THX: Lucas film tarafından üretilen maliyetli bir surround formatı. TRODIAL TRAFO: Bu transformatörler yuvarlak şekilli daha iyi bir stabilite ve daha az akım kaçağı sağlarlar bu şekildede daha iyi bir güç üretirler. TİZ: Üst ses frekanslarının genel adı. TWEETER: Hoparlör üzerinde tiz frekansları üreten üniteye verilen ad. TÜP: Yükseltme ünitesi olarak kullanılan bu parçada elektrotlar vakumlanmış kapalı bir cam içindedir.Ürettiği ses çok iyidir. THIN: Hafif bass. TIMBRE: Enstrümanların tonal karakterlerine verilen ad.
WATT: Güç birimi.Birim arrtıkça güçte artar. WOOFER: Alt frekans yani bass sesleri üreten hoparlör üzerindeki ünitenin adıdır. WARM: Düşük midreng ile gelen tatlı sese verilen ad. (hi-fi-turkey.com)
|